En büyük risk, hep aynı şeyi yapmak

Cem Boyner’in yeni girişimini anlattığı röportajda Gazete Oksijen’in seçtiği manşet beni etkiledi ve düşündürdü: “En büyük risk, hep aynı şeyi yapmak.”
Şartlar değiştiğinde birey ve/veya kurum olarak şartlarla uyumlu değişmiyorsak en iyi ihtimalle aynı yerde kalabilir ama daha büyük ihtimalle elimizdekini de kaybedebiliriz.
Maalesef bu durum kurumsal dünyamızda daha da hissedilir hale geliyor.
Kendi anlattığı derdine çözüm sunduğumuzda bile sesi hiç çıkmayan kontaklarımız var. Yapalımı geçtim, bir görelim, anlayalım, sorgulayalım bile demiyorlar.
Giderek ağırlaşan şartların psikolojimiz üzerindeki etkisi maalesef enerji düşüklüğüne ve eylemsizliğe yol açabiliyor… Bununla birlikte nedeni anlayabiliyor olmamız sonuca hak vermemizi gerektirmiyor.
Şartlar değişirken değişmemek ya da hiçbir şey yapmadan beklemek ancak dileğini post-ite yazıp, aynaya yapıştırıp, muradının gerçekleşmesini beklemek kadar mantıklı…
Ezbere aynı şeyleri yapmaya devam etmek ya da hiçbir şey yapmadan beklemek hem birey hem de kurum için tükenişi kabullenmek ve hatta hızlandırmak anlamına geliyor olabilir.
Bu noktada basit bir egzersiz önerebilirim:
Bir A4 kağıdını yatay koyup ortadan ikiye ayırın.
Sol tarafa: Son dönemde değişen şartları yazın.
Sağ tarafa: Bu değişime sizin verdiğiniz yanıtları yazın.
Sonrasında kendinize sorun: “Bu tablo bana nasıl hissettiriyor?”
Bu basit çalışma, duygularınızı bir tür “adaptasyon karnesi” olarak görmenizi sağlayabilir.

